Bu ‘Algoritmik’ jimnastik çok yordu
Algortima şöyle, algoritma böyle. Her yerde ve her daim bir algoritma gerçeği çarpıyor yüzümüze. Bu hayatı biz mi yaşıyoruz yoksa algoritma -her kimse- o mu yaşıyor diye düşünmek işten bile değil. Peki müzik dünyası? Müzik dünyası da, tabii ki algoritma denen canavarın pençeleri arasında. Sabah akşam, aç karnına ya da tok karnına, yemeklerden sonra uykudan hemen önce, güneş doğarken güneş batarken, her dem ve her daim birkaç konuya kitlenmiş haldeyiz, bunları konuşuyoruz, bunları yazıyoruz. Biri adı batasıca, yüzünü şeytan göresice algoritma illeti. Diğeri de şartlar tam oluşana, renkler tamamen belli olana dek sürekli tartışmalı hareketler içerisinde olacak, sürekli tehditkar bakışlar atıyor gibi gelecek AI – yani yapay zeka. Araç mı amaç mı, hepimizi yutup (Youtube değil – buz gibi espri) sonra da enzimlerle hazmedip nihayetinde de dışarı mı atacak bu teknolojik gelişim, eğilim ve kaçınılmaz işleyiş. Yoksa ne olacak. Hızlı ilerliyor neyse ki süreçler. Seneye bu sayfayı ...












